Kısa kısa anılar
Yaklaşık 2 yaşlarındaydın ve sabahları seninle arabaya atlar ve "aba mamaya" açma almaya giderdik. Orada sade açma ve karışık meyve suyu isterdin. Arabaya binince de "baba bir elime açma, bir elime meyme suyu" derdin. Onları yerken ben de seni arabayla dolaştırırdım. Ateş dedenin evinin oralara giderdik. Sabah çok erken saatlerde olurdu bunlar. Gün doğumunu karşılayan horozları arardık seninle ve onların "üüüürrüüü" seslerinin peşinden giderdik. Yemeğin bitince eve giderdik üstüne bir de evde kahvaltı ederdin. Doktor 2 yaş civarı kalori ihtiyacının tavan yapmasının normal olduğunu söylerdi. Aradan yıllar geçtikçe meyve suyu zevkin daha çok elma suyuna döndü ve "aba mamaya" yani kent fırınına daha az gider olduk. Seni orada çok severlerdi. 4 yaşındasın ve bazen hala gidiyoruz. Ama genelde orada oturup kahvaltı yapmaya gidiyoruz. Oradaki ablalarına eskisi kadar pas vermiyorsun :)) Seni özlüyor ve hep soruyorlar. Oranın sahibi abi ve ablaların sana mini bir araba seti almıştı (itfaiye, polis, ambulans ve çöp kamyonu) hala durur o set.
4 yaşındasın. Genel olarak uslu bir çocuksun. Çok hareketlisin ama söz dinliyorsun. Hatta bir çok kez gereksiz konularda bile izin alıyorsun. Örneğin "baba denolarda çizgi film izleyebilir miyim?" veya "baba bunu yiyebilir miyim?" vs. Şu an aklıma gelmiyor ama cevabı çok bariz evet olan şeyleri de soruyorsun. Gönül isterdi ki, annenle bir restorana veya geziye gittiğimizde rahat rahat oturalım sen de sakince otur oyna. Öyle çocukları görünce Allah biliyor çok özendik ama işin bir de aması var tabi... Aması şu, bize o "istediğimizi" veren bir çocuk olsan bu sefer de bir çok güzel ve sana olan sevgimizi pekiştiren özelliklerin olmayacaktı. Örneğin bu kadar meraklı ve girişken olmayacaktın. Dedenin deyişi ile "hareketli çocuk iyidir, öteki türlü ebleh olur ki o iyi değildir". :)) Seni o kadar çok seviyorum ki...
Elimden geldiğince bilgilerimi sana aktarıyorum ama biliyorum ki asıl aktarmam gereken bir hayat felsefesinin temelleri. Sonuçta bilgi kolaylıkla edinebilinir. Özellikle günümüzde temelleri atılan yapay zeka ile buna ulaşmak çok kolay. Önemli olan merakının olması. Deney yapmaya bayılıyorsun mesela. Bir şeyler öğrenmek seni mutlu edecek gibi duruyor şu anda. Benim sana aktarmak isteyeceğim asıl şeyler ahlak, erdem, hayatı görüş şekli, hayata pozitif bakmak, insanları iyi tanımak vs gibi hayat üzerine konular. Bir gün bu satırları okuduğunda bana hak vereceğine eminim. Seni olabildiğince iyi yetiştirmek için ben de kendimi sürekli geliştirmeye çalışıyorum. Bir şeyler okuyor/dinliyorum ve zor olan kısmı da uygulamaya çalışıyorum.
Gıda alerijilerinden dolayı uykuya tam dalamazdın. Sık sık uyanırdın ve biz de seninle uykusuz kalırdık. Hayatımın en zorlayıcı anlarıydı bunlar. Bu dönem 4-5. aydan başladı ve memeden kesilene kadar yani kabaca 16 aylık olana kadar sürdü. Sonra işler nispeten kolaylaştı. Daha uzun uyumaya başladın. O uykusuz gecelerde seni arabayla alırdım ve gecenin 2si sabahın 4ü demeden turlardık. Sen bir yerde en azından bir süre uyu diye arabayı yokuş yukarı park ederdim (daha rahat uyu diye) kendim de 5-10 dakika bile olsa kestirmeye çalışırdım. Allaha şükür o uykusuz gecelerden birinde kaza yapmadık :))) Bunları ileride sana anlatacağım ve muhtemelen güleceğiz.
Bir iki kere gözüme vurdun ve ben çok korktum. Çünkü gözüme bir darbe alırsam retina yırtılmasından dolayı kör olabilirim veya görmem çok bozulabilir. Bu yüzden sana çok kızdım ve bağırdım. Sana kör olabileceğimi anlattım ve bu olursa sana kim bakacak dedim. Bu şekilde bağırmamam lazımdı sonuçta 4 yaşındasın ve ne bileceksin ki? Benden defalarca özür diledin ben de sana sarılmak istedim ama izin vermedin. Olay soğuduktan sonra barıştık. Akşam annen geldiğinde yatakta yastık savaşı yaparken bu sefer o istemeden gözüme vurdu yastıkla. Sen hemen yanıma geldin sevgi gösterdin ve "anne babamın gözüne gelmemesi lazım" dedin. Bir gece sonra seni uyutmaya arabayla çıkartıyordum, annen erken yatmıştı onu rahatsız etmeyelim ben uyutayım dedim. Seni kucağıma aldığımda "baba, ben baba olunca çocuğum daha bebek mi olacak?" diye sordun. Sohbet etmeye başladık. "Ben çocuğumun her istediğini yapacağım ama hasta olunca ona çikolata vermeyeceğim" dedin. Ben de sana bağırmamın yanlış olduğunu söyledim ve sen sakın çocuğuna bağırma olur mu kuzum dedim. Sarıldık...
Güno Seninle İlk Defa yılbaşı yurt dışı tatiline çıktık. Yunanistan'ın Sakız Adası'na gittik. Giderken biraz endişeliydim açıkçası. Hem bayram zamanı, nasıl olacak kalabalık sıramı bekleyeceğiz. Sen rahat duracak mısın? Ama her şey harika gitti. Elbette enerjiktin ve orada da tam istediğimiz, belki bazı şeyleri yapmamıza olanak vermedin. Alışveriş yapmak gibi. Ama olsun, sen çok mutluydun, biz mutluyduk. Güzel zaman geçirdik. Hem de çocukluk arkadaşım Keremlerle denk geldik. Onun oğlu Umut'la oynadın. Oteli çok beğendin. Baba bir daha tatile hep buraya gidelim dedin. Zaten giderken de çok okulda da heyecanlıydın. O gittiğimiz günde erkenden uyandın. Baba çok heyecanlıyım, uyumak istemiyorum daha fazla demiştin. Her şey çok güzel geçti. İyi ki benim oğlumsun. Seninle hayat çok güzel.
Iron Man şarkısı (Black Sabbath)
ay şi raz geç may
tenizi ho rii dit may
te hi vo det dot
o piti muu trevii huu
Ben bunları yazarken sen hala 4 yaşındasın. 1 sene önce sol ayağın çatladı ve alçıya alındı. Sebebi bendim. Seni hoplatarak merdivenden çıkartırken son basamakta dengemi kaybettim ve üzerine düşmemek için ayağını merdivene çarparak seni ileri attım. Ağladın ve şaşırdım çünkü önemli bir çarpma değil gibi görünüyordu ve ben o anda ayağını fark etmedim yüzünü falan çarptın sandım. Sonra ağrı devam edince röntgen çektirdik ve çatlak tespit edildi. Can sıkıcı bir süreç oldu tabi ve hareket kabiliyetin etkilendi. Oldukça iyi atlattın yine de.
Bu sefer 1 sene sonra Furki'nin yerinde ağır bir ihmal sonucunda sağ ayağın ve parmakların yandı. Köz kovasına dökmeleri gereken közü yere dökmüşler ve üstüne de yangın çıkmasın diye toprak atmışlar. Haliyle resmen bir tuzak kurulmuş oldu ve bilmeden üstüne bastın. Olayı biz görmedik ama yanına koştuğumda gördüğüm manzara hafızama kazındı. Üstün kirliydi, yere düşmüşsün ve kalkıp o halde gelmeye çalışıyordun "ayağım yanıyor kumdan yandım" diye de feryat ediyordun. Olayın yanık değil de basit bir düşme sonucu olduğunu zannettik bir süre. Ama acile giderken durumu anladık. Bugüne kadar geçirdiğin en kötü şeydi başına gelen. Olaydan sonra 2 hafta olacak yarın, çok şükür sargın açıldı ve üstüne basabiliyorsun artık. Keyfin yerine geldi. Bu süreç berbat geçti, 2 günde bir pansuman ve ilk 2 pansuman resmen ortaçağ işkencesi gibiydi. Kendi kendime acaba yanından ayrılmasa mıydım dedim ama biliyordum ki sürekli yanında olamam ve bu başına gelen yüz yılda bir olabilecek görünmez bir kazaydı ve yine ilk olayda olduğu gibi hiç bir suçun, ihmalin yoktu. Üzücü gelen de buydu bana... Örneğin "ders" çıkartılacak bir olay olsa ondan bir şeyler öğrenir ve bir daha yapmazsın ama burada ders çıkartılacak bir durum da yoktu. Fiziksel acının yanısıra psikolojin de bozuldu.
2025 yazında okulların kapanmasının üstüne Hülyanın işten ayrılması tuz biber ekti ve seni tedirgin etti. Agresifleşmeye başladın. Gittiğimiz psikolog yaz okulu benzeri bir şeyler önerdi ve onun dışında seni harika buldu. Çok zeki ve potansiyelli bir çocuktun (bunu doğduğun andan beri biz de biliyorduk) ve sadece biraz enerji atmaya ihtiyacın vardı. Masa tenisi okuluna başlaman böyle oldu. Kendini iyi hissedene kadar seninle geliyordum. 4-5 kere gitmiştik ve alışıyordun ama bir anda bu olay oldu ve 3 hafta ara vermek zorunda kaldık. Umuyorum haftaya başlayacaksın yeniden. Bir yandan da oyun terapisine başlayacağız.
Ayağındaki yanığın fiziksel etkileri bitmek üzere. Aslında 3 haftada taban kısmı tamamen geçti ama parmak arası biraz daha sürdü. Yine de seni etkilemiyor, sonuçta denize girdin ve ayakkabı zaten giyiyorsun. Ancak zihinsel olarak seni epey zorladı bu dönem. Okulların açılmaya yaklaşması ve arkadaşlarının da siteye dönmesi ile bu dönemi de daha rahat atlatıyorsun. Her şey yoluna giriyor. Oyun terapisine daha bir kere gittin ama vurma davranışın zaten kendinden düzeldi. Bu kez de beta denen hastalık çıktı sende bu yaz ikinci kere. Taşıyıcı olabilirsin diye düşnüyoruz çünkü sende hiç bir belirti vermiyor kızaran boğaz dışında. O yüzden bu kez antibiyotik değil de prebiyotik tedavisi uyguluyoruz bakalım yi gidiyor. 4-*5 gün oldu henüz ama gece daha rahat uyuyorsun tepmeler de azaldı yatmadan gastroguss içiyorsun. Ayrıca paketli meyve sularını bıraktık, çikolatalı dondurmayı bıraktık her şey daha iyi.
Geçenlerde şunu söyledin bana:
"Baba çocuk olmak çok güzel!"
Ben: "Neden?"
Sen: "Böyle koşuyorsun atlıyorsun zıplıyorsun"
Benim çocuğun olman bir harika! Seninle bu eğlenceli vakitleri geçirmek harika! Bir akşam sana "Güno büyüyünce çocuklar babalarıyla daha az zaman geçiriyorlar, bir gün sen de daha az zaman geçireceksin benimle" dedim ve sen ne dedin biliyor musun? "Olsun baba, daha çok zaman var" :))) Büyümüş de küçülmüş derler tam öylesin.
Oğlum o kadar güzel ki seni izlemek. Sen tanrının bana bir hediyesisin. Büyümeni izlemek çok keyifli. Her anında yanında olmak benim için çok güzel. Hızla büyüyorsun. Bazen bazı şeylere dayanamayınca hızla büyü istiyorum ama sonra bu günler bir daha yaşanmayacak diye üzülüyorum ve zaman dursun istiyorum. 5 yaş için magical derler daha şimdiden sihirli gibi. Henüz 4.5sun ama sihirli gibi herşey... Ah bir de kendi yatağında uyusan... Bazen yorgunluk fazla geliyor insana ama bir gün büyüdüğünde bunlara güleceğimizi biliyorum 😅
15 Nisan 2026 - Yemek için balık söylecektik ama geç geleceğini öğrenince annen iptal edelim dedi. Sen ağladın, ben de "babam yapacak bir şey yok evin patronu annen biliyorsun" dedim.
Sen: "baba annemi öldürcem o zaman evin patronu ben olacağım."
Ben: "babacım o zaman evin patronu ben olurum"
"O zaman seni de öldürürüm"
"Peki tuvaletin gelince ne yapacaksın?"
"Kendim temizlerim popomu"
"Peki yemek?"
"Dışarıdan söylerim"
"Güzel, okula nasıl gideceksin peki?
"Elektrikli arabamla"
"Senin araban o kadar yolu gitmez"
"BYD ile, altıma koltuk koyarım gaza da sopayla basarım"
"Peki nasıl uyuyacaksın?
"Kapıları kilitlerim, sizin odada uyurum"
"Onu zaten yapabilirsin şimdi de"
"O zaman gündüz uyurum ya da hiç uyumam"
"Paran bitecek bir noktada?"
"Çalışırım, balon satarım sticker satarım..."
Pes ettim bu harika cevaplar karşısında! :))
Yorumlar
Yorum Gönder